Öne Çıkan Yayın

kelime videoları

https://www.youtube.com/channel/UC91Wrsi_25Ts3280rX8CLDw                                               ...

28 Kasım 2013 Perşembe

Elif Şafak - İskender



Elif Şafak
(Aşk – Bit palas – Araf -  Baba ve Piç – Siyah Süt – Firarperest )

 

 



http://www.elifsafak.com.tr/


İskender - Sinopsis
Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır.
En derin yaralar ailede açılır,
Kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe...
Elif Şafak’ın yeni romanında içimizden bir ailenin,
Toprak ailesinin yaşamlarına yakından tanık oluyoruz.
Onların hayal kırıklıklarında ve umutlarında hem ilginç ve
sıra dışı, hem de tanıdık ve bizden bir hikâyenin izdüşümlerini buluyoruz.
Bir Kürt köyünde başlar sürprizlerle dolu bu serüven.
Oradan İstanbul’a, Londra’ya ve Abu Dabi’ye uzanır.
Gidenler ve kalanlar, sevenler ve sevmeyi bilmeyenler üzerine
bir roman bu; bir de değişmek, değişebilmek üzerine. 
1970’lerde Anadolu’dan Londra’ya göçmüş Toprak ailesinin
hüzünlü, heyecanlı ve bir o kadar da umut dolu hikâyesi İskender.
Adem askerdeyken tanıdığı Pembe ile evlenip önce İstanbul’a gelir.
Yaşam şartlarının ağırlığı altında ezilerek daha iyi bir gelecek uğruna,
70’li yılların sonlarına doğru Londra’ya göçerler.
Üç çocukları olur, İskender, Esma ve Yunus.
İskender annesinin gözbebeğidir. En çok kayırdığı, bir türlü toz kondurmadığı evladı.
Esma  zeki, biraz da öfkelidir, dikkatli bir gözlemcidir.
Yunus ise göçten sonra Londra’da doğar.
İsmini en gönülsüz peygamberden alan yufka yürekli bir oğlan...
Roman boyunca Toprak ailesinin göç yollarını takip ederken
insanın en yakınındakilerle nasıl uzak düşebildiğini,
gurbeti içinde taşıyabildiğini ve geçmişin burukluklarının
bir gölge gibi bizi takip ettiğini görüyoruz.
Pembe canından çok sevdiği ikiz kardeşi Cemile’yi ve
alıştığı her şeyi geride bırakarak göç eder, eşi Âdem ile.
Ne var ki kimsenin bilmediği karanlık bir sır saklıdır bu evlilikte.
Pembe’nin hikâyesine yolculuk, göçmenlik, yalnızlık ve
en nihayetinde yasak bir sevda siner.
İkizlerin iki bedende ikamet eden tek ruh olduğu söylenir.
Oysa onlar bundan da ötedir,
Biri yaralandı mı öteki kanar.
Biri gözünü kapamayagörsün öteki kör olur.
Her konuda aynı olmalarına karşın aralarında hayati bir fark vardır
Cemile ile Pembe’nin.
Pembe, Fırat Nehri’nin ötesindeki dünyayı merak eder.
Başkalarının onun hakkında ne düşündüğüne aldırmadan
yüreğinin peşinden gider.
Cemile köyde kalır bir başına, ebelik yapar doğduğu topraklarda.
Hayat ikizlerin yollarını ayırsa da, Cemile ve Pembe’nin aralarına
kilometreler girse de hep birlikte atar yürekleri.
Ta ki bir cinayet onları ayırana kadar.
Elif Şafak’tan çok sevdiklerimiz ve çok kırdıklarımız üzerine
içinize işleyecek bir hikaye.
İSKENDER
… Çünkü en çok en sevdiklerimizi incitiriz.



150 yıldır geleceğin izinde: Boğaziçi Üniversitesi

http://www.boun.edu.tr/
Vizyon
Boğaziçi Üniversitesi’nin vizyonu, eğitimde ve araştırmada evrensel standartlarda başarılı, sürdürülebilir ve “yeşil” bir üniversite olmaktır.

  • Lisans eğitimimizdeki yetkinliğimizi pekiştirmek ve lisansüstü eğitimde benzer bir düzeye erişmek;
  • Araştırma etkinliğimizi artırarak dünyanın sayılı araştırma üniversiteleri arasında yer almak; ve
  • Sürdürülebilirliği olan “yeşil” bir kampus olmak
vizyonumuzun ana öğelerini oluşturmaktadır.

Misyon
Üniversitemizin misyonu

1. Kurumsal değerlerimizi sahiplenen, etik değerleri önemseyen, çevre bilinci gelişmiş, eleştirel düşünen, çok yönlü, yaratıcı, bilimsel, sanatsal ve kültürel formasyonu ve özgüveni ile dünyanın her yerinde, akademik kurumlarda, kamuda veya özel sektörde başarıyla görev yapabilecek bireyler yetiştirmek;
2. Evrensel boyutta bilgi üreterek, insanlığın hizmetinde düşünce, bilim ve teknoloji üretimine katkıda bulunmak; ve
3. Türkiye’de bilim ufkunu genişleterek, bilim, sanat ve kültürün toplumumuzda en kalıcı şekilde yerleşmesine yardımcı olmaktır.

Alice Munro Stories – Hikayeler



Alice Munro Stories – Hikayeler




 




Many of Munro's stories are set in Huron County, Ontario. Her strong regional focus is one of the features of her fiction. Another is the omniscient narrator who serves to make sense of the world. Many compare Munro's small-town settings to writers from the rural South of the United States. As in the works of William Faulkner and Flannery O'Connor, her characters often confront deep-rooted customs and traditions, but the reaction of Munro's characters is generally less intense than their Southern counterparts'. Her male characters tend to capture the essence of the everyman, while her female characters are more complex. Much of Munro's work exemplifies the literary genre known as Southern Ontario Gothic.[18]
Munro's work is often compared with the great short-story writers. In her stories, as in Chekhov's, plot is secondary and "little happens." As with Chekhov, Garan Holcombe notes: "All is based on the epiphanic moment, the sudden enlightenment, the concise, subtle, revelatory detail." Munro's work deals with "love and work, and the failings of both. She shares Chekhov's obsession with time and our much-lamented inability to delay or prevent its relentless movement forward."[19]
A frequent theme of her work —particularly evident in her early stories— has been the dilemmas of a girl coming of age and coming to terms with her family and the small town she grew up in. In recent work such as Hateship, Friendship, Courtship, Loveship, Marriage (2001) and Runaway (2004) she has shifted her focus to the travails of middle age, of women alone, and of the elderly. It is a mark of her style for characters to experience a revelation that sheds light on, and gives meaning to, an event.
Munro's prose reveals the ambiguities of life: "ironic and serious at the same time," "mottoes of godliness and honor and flaming bigotry," "special, useless knowledge," "tones of shrill and happy outrage," "the bad taste, the heartlessness, the joy of it." Her style places the fantastic next to the ordinary, with each undercutting the other in ways that simply and effortlessly evoke life.[20] As Robert Thacker has it:
"Munro's writing creates... an empathetic union among readers, critics most apparent among them. We are drawn to her writing by its verisimilitude – not of mimesis, so-called and... 'realism' – but rather the feeling of being itself... of just being a human being."[21]
Many critics have asserted that Munro's stories often have the emotional and literary depth of novels. Some have asked whether Munro actually writes short stories or novels. Alex Keegan, writing in Eclectica, gave a simple answer: "Who cares? In most Munro stories there is as much as in many novels."[

http://en.wikipedia.org/wiki/Alice_Munro



Popular Posts