1998
yılında, 'hayata hazırlar' sloganıyla millî ve manevi değerlere saygılı,
ülkesini seven, bilime ve gelişmeye açık, hoşgörülü, çevresiyle uyumlu,
ailesine bağlı büyüklerine saygılı, hayata ait temel becerilere sahip,
bilgiyi davranışa dönüştürebilen bir öğrenci, bir gençlik, bir nesil
yetiştirmek için ilk olarak ilköğretim ünite dergileriyle yayın hayatına
başlayan ZAMBAK YAYINLARI, ürün yelpazesini kısa süre içinde
genişletmiş, sektöründe öncü bir kurum olarak yerini almış; okul öncesi,
ilköğretim, ortaöğretim yayıncılığı ve sınav hizmetleri olmak üzere
dört farklı alanda faaliyet göstermeye başlamıştır.
Öğretmenlerin,
öğrencilerin ve anne-babaların ihtiyaç duyduğu her türlü yayın, geçmiş
ile geleceği birlikte ele alan bir yaklaşım ve pedagojik ilkelere uygun
muhteva ve görselliğin yanı sıra, insanı kitapla, eğitimle hayata en
iyi, en donanımlı şekilde hazırlamak gibi bir misyonu olan ZAMBAK
YAYINLARI ağırlıklı olarak eğitim öğretim çağı olmak üzere her yaş grubu
için 2.000’in üzerinde farklı ürün ve hizmet sunmaktadır.
ZAMBAK
YAYINLARI okul yayıncılığı alanında kendi bünyesinde geniş yazar
kadrosu bulunan yegâne yayınevidir. 100’ü aşkın uzman yazara ek olarak,
farklı branşlardaki tecrübeli personel tarafından her türlü yayının
hazırlığı yoğun bir çabayla sürdürülmektedir.
Bilgi tarlasının en
güzel renklerini bir arada sunan ZAMBAK YAYINLARI daima güvenilir ve
nitelikli bilgi sunmayı hedeflemekte, yarınların daha güzel olması için
çalışmaktadır. Dünya genelinde eğitim-öğretimdeki değişiklikleri
yakından takip eden ZAMBAK YAYINLARI, ‘eğitim yayıncılığına‘ getirdiği
orijinal uygulamalarla Türk Milli Eğitimine değerli katkılarda
bulunmaktadır.
Her şey yarının büyükleri olan çocuklarımız için
bilinciyle hareket eden ZAMBAK YAYINLARI ‘HAYATA HAZIRLAR’ sloganıyla
yoluna hızla devam etmektedir.
TÜRKÇEDER
TÜRKÇEDER,
Türkçemizi dünyada hak ettiği konuma getirmek, dilimizin daha yaygın
bir şekilde kullanılmasını sağlamak ve Türkçeyi en iyi şekilde
öğrenenleri ödüllendirmek amacıyla 2003 yılında kurulmuş bir dernektir.
TÜRKÇEDER,
140 ülkenin katılımıyla gerçekleşen uluslararası Türkçe
Olimpiyatları'nı, her yıl on binlerce iştirakçisinin olduğu Uluslarara
sı Türkçe testi'ni organize etmekte, ayrıca "Uzaktan Türkçe Öğretimi"
alanında çalışmalar yapmaktadır.
TÜRKÇEDER, yurt içinden ve yurt
dışından ondan fazla üniversiteyle işbirliği içinde olup Uluslararası
Üniversiteler Birliği'yle de ortak organizasyonlar yürütmektedir.
http://www.anadoludkm.org/
3 Aralık 2013 Salı
Âşiyân-ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadır
VIII SEÇME BEYİTLER
I.
1. Âşiyân-ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadır
Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır
Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır
2 .Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb
Kılma derman kim helâkim zehri dermanındadır
Kılma derman kim helâkim zehri dermanındadır
3.Çekme dâmen nâz edip üftâdelerden vehm kıl
Göklere açılmasın eller ki dâmânındadır
Göklere açılmasın eller ki dâmânındadır
II.
1.Menüm tek hîç kim zâr ü perîşân olmasın yâ Rab
Esîr-i derd-i ışk u dâğ-ı hicrân olmasun yâ Rab
1.Menüm tek hîç kim zâr ü perîşân olmasın yâ Rab
Esîr-i derd-i ışk u dâğ-ı hicrân olmasun yâ Rab
2.Cefâ vü cevr ile mu'tâdem anlarsuz n'olur hâlüm
Cefâsına had ü cevrine pâyân olmasun yâ Rab
Cefâsına had ü cevrine pâyân olmasun yâ Rab
3.Demen kim adli yoh yâ zulmü çoh her hâl ile olsa
Gönül tahtına andan özge sultân olmasun yâ Rab
Gönül tahtına andan özge sultân olmasun yâ Rab
III.
1.Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni
Bir dem bela-yı aşktan kılma cüdâ beni
Bir dem bela-yı aşktan kılma cüdâ beni
2.Az eyleme inayetini ehl-i dertten
Yani ki çoh belâlara kıl müptelâ beni
Yani ki çoh belâlara kıl müptelâ beni
IV
İlm kesbiyle pâye-i rif at
Ârzû-yı muhâl imiş ancak
Aşk imiş her ne var âlemde
İlm bir kîl ü kâl imiş ancak
V
Eylesen tûtîye ta'lîm-i edâ-yı kelimât
Nutku insan olun ammâ özü insân olmaz
Günümüz Türkçesiyle
I.
1.Bir
kuşu andıran gönlümün yuvası senin dağınık saçlarındadır. Nerede
olursam olayım ey peri gibi olan güzel, gönlüm senin yanındadır.
2.Aşk derdiyle ben mutluyum, beni tedaviden vazgeç ey doktor! Beni öldürecek asıl zehir senin ilacında, tedavindedir.
3.Naz edip de eteğini ona yapışan âşıklarının elinden çekme. Senin eteğine yapışan eller göklere açılıp da beddua etmesinler!
II.
1.Yâ Rab! Benim gibi hiç kimse inlemesin, perişan olmasın. Yâ Rab! Aşk derdinin ve ayrılık yarasının esiri olmasın
2.Sevgilinin eziyetlerine alışmışım, onlarsız halim nice olur? Onun verdiği derdin sınırı, eziyetinin sonu olmasın yâ Rab!
Sevgilinin
âşığa eziyet etmesi, onu üzüntülere boğması bir bakıma onunla ilişkiyi
kesmediğini de ifade eder. Dolayısıyla şair burada, sevgilisinin
kendisiyle ilgisini, gittikçe daha da artacak şekilde arzuluyor.
3.Onun adaleti yok veya zülmü çok, demeyin. Ne halde olursa olsun, yâ Rab, ondan başkası gönül tahtına sultan olmasın.
III.
1.Ya Rab! Beni aşk belâsıyla tanıştır. Bir an beni aşk belâsından ayırma.
2.Dertlilere gösterdiğin yakınlığı, yardımı eksiltme. Yani beni daha çok belâlara düşür, belâlarla sına.
IV.
İlm
yoluyla yücelmek, gerçekleştirilmesi mümkün olmayan bir arzuymuş. Bu
dünyada her ne var ise aşk imiş. İlim bir dedikodu, nakledilen bilgi
yığınıymış ancak,
V.
Papağana söz söylemeyi öğretsen, sözleri insan sözü olur ama kendisi insan olmaz.
2 Aralık 2013 Pazartesi
Yozgatlı Fenni Dede
Kaşki
Gerden-i billûra ben bir bağ olaydım kâşkî
Simsiyeh yanıp serâser dağ olaydım kâşkî
Hâr-ı cevre sînemi germekten etmezdim hazer
Sen çiçek, ben bir yeşil yaprağ olaydım kâşkî
Gam değildi pembe-veş fersûdelensem de bana
Tek leb-i şîrînine yaşmağ olaydım kâşkî
Bûsiş-i lâlinden etmezdim ferâgat bir nefes
Su içerken destine bardağ olaydım kâşkî
Hizmet-i ulyâ-yı yâre sarfederdim ömrümü
Bin sene dünyâda Fennî, sağ olaydım kâşkî
Yozgatlı Fenni Dede
Gazel
Hâlimi cânânıma ‘arz eylesem şekvâ çıkar
Etmesem sabr u tahammül etsem istiğnâ çıkar
Ah ne müşkül derd imiş dilde muhabbet saklamak
Söylesem diğer sükût etsem diğer ma’nâ çıkar
Bir hakîkî iltifâtın görmedim görsem bile
Rûz ise âsâr-ı hülyâ şeb ise rü’yâ çıkar
Ben ne rütbe ağlasam olsam taleb-kâr-ı visâl
Merhametsiz kâfirin ağzından ancak lâ çıkar
Kabre girsem de kalır ‘aşkın benimle pâyidâr
Yani ben ölmekle benden sanma bu sevdâ çıkar
İşve-kârım tıfl-ı nevresken tanırdım ben seni
Der idim şu penbe ten bir şûh-i müstesnâ çıkar
Zübdedir âsâr-ı kilk-i zîfünûnum Fenniyâ
Şerh olunsa dürlü dürlü nükte vü imâ çıkar
Gerden-i billûra ben bir bağ olaydım kâşkî
Simsiyeh yanıp serâser dağ olaydım kâşkî
Hâr-ı cevre sînemi germekten etmezdim hazer
Sen çiçek, ben bir yeşil yaprağ olaydım kâşkî
Gam değildi pembe-veş fersûdelensem de bana
Tek leb-i şîrînine yaşmağ olaydım kâşkî
Bûsiş-i lâlinden etmezdim ferâgat bir nefes
Su içerken destine bardağ olaydım kâşkî
Hizmet-i ulyâ-yı yâre sarfederdim ömrümü
Bin sene dünyâda Fennî, sağ olaydım kâşkî
Yozgatlı Fenni Dede
Gazel
Hâlimi cânânıma ‘arz eylesem şekvâ çıkar
Etmesem sabr u tahammül etsem istiğnâ çıkar
Ah ne müşkül derd imiş dilde muhabbet saklamak
Söylesem diğer sükût etsem diğer ma’nâ çıkar
Bir hakîkî iltifâtın görmedim görsem bile
Rûz ise âsâr-ı hülyâ şeb ise rü’yâ çıkar
Ben ne rütbe ağlasam olsam taleb-kâr-ı visâl
Merhametsiz kâfirin ağzından ancak lâ çıkar
Kabre girsem de kalır ‘aşkın benimle pâyidâr
Yani ben ölmekle benden sanma bu sevdâ çıkar
İşve-kârım tıfl-ı nevresken tanırdım ben seni
Der idim şu penbe ten bir şûh-i müstesnâ çıkar
Zübdedir âsâr-ı kilk-i zîfünûnum Fenniyâ
Şerh olunsa dürlü dürlü nükte vü imâ çıkar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popular Posts
-
Ah min el- aşkı ve hâlatihi Ahraka kalbî bi hararatihi Ma-nazara aynî ilâ gayrikum ...
-
bir ve olmak bu için o ben demek çok yapmak ne gibi daha almak var kendi gelmek ile vermek ama sonra kadar yer ...
-
My name is Catherine, but I'm called 'Kate' by my friends. I live near Leeds, in the north-east of England. I'm a dental n...
-
به دنیا دل نبنده هر که مرده از بابا طاهر-Baba Tahir’den 16 11 2013 ز دل مهر رخ تو رفتنی نی غم عشقت به هر...
-
More to Read 1 - 2 ve Cevap anahtarları odtu metu reading book https://yadi.sk/d/PzFvxUttdFGjN C...
-
Nuh Der, Peygamber Demez İnatçı ve katı düşüncelere sahip olmak, düşüncelerinde ısrar etmek, insan ve toplum için bir fayda getirmez. A...
-
Le temps, c'est de l'argent. ( Lö tan se dö larjan.) Les bons comptes font les bons amis. ( Le bon cont fon le bonzami.) Dog...
-
dılcık: sulu, şımarık kişi yalacan: sırnaşık dığan: sahan, tava peşkir: havlu buva: baba künge: kül gı: kız napıpdurun?=napıyorsun? ...
-
the economist (pdf + mp3) time newsweek reader's digest newyorker https://yadi.sk/d/U7Ec9ojMseGkF