Shakespeare etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Shakespeare etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Temmuz 2017 Salı
16 Mayıs 2017 Salı
6 Nisan 2017 Perşembe
31 Ağustos 2016 Çarşamba
Shakespeare çeviri örnekleri
Her tercüme denemesi şiire bir şeyler kattığı gibi şiirin orjinalliğindende bir şeyler kırpar.
İlim bir nokta idi cahillerin elinde çoğaldı metaforunda olduğu gibi tercüme denizinde bazen iki beyitlik bir şiir devasa bir kitap olur. Tercüme aslına sadık kelime bazlı mı olmalı, orjinal şiirdeki meram hedef dilde en müsait şekildemi aktarılmalı. Amerikalıların milyon dolarlık soru dedikleri bu. İster istemez şair tercümelerinde bir "üst şairlik" durumu açığa çıkıyor.
Shakespeare's Sonnet 18.
shall i compare thee to a summer's day?
thou art more lovely and more temperate;
rough winds do shake the darling buds of may
and summer's lease hath all too short a date;
sometime too hot the eye of heaven shines
and often is his gold complexion dimmed,
and every fair from fair sometime declines,
by chance, or nature's changing course untrimmed
but thy eternal summer shall not fade,
nor lose possession of that fair thou ow'st,
nor shall death brag thou wander'st in his shade,
when in eternal lines to time thou grow'st,
so long as men can breathe, or eyes can see,
so long lives this, and this gives life to thee.
Talat Sait Halman's translation:
seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın
taze tomurcukları sert rüzgarlar örseler
kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın
ışıldar göğün yüzü, yakacak kadar sıcak,
ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden
her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
kader ya da varlığın bozulması yüzünden
ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz
güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda
gölgesindesin diye ecel caka satamaz
sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda
insanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
Haluk Bilginer's translation:
bir yaz gününe mi benzetsem seni?
çok daha güzelsin sen çok daha sıcak
sert rüzgarlarla savrulur ya bahar çiçekleri
ve yazın miladı dolar çabucak
kavursa da bazen güneş bizi
zaman zaman soldursa da bedenimizi
her çiçeğin solar bir gün yüzü
zaman acımasız büker belimizi
ama hiç bitmez sende sonsuz yaz
sendeki güzellik her zaman baki
ölüm bile alamaz seni gölgesine
sendeki güzellik her zaman baki
senin yüceliğinle kurulan bu mısralar
zamanı aşıp sonsuzluğa varacak
nefes aldıkça insan, gördükçe gözler
bu şiir sana daima hayat verecek.
dipnot:
thee=you, thou=you, art=are, hath=has, thy=your/yours, ow'st=own, wander'st=wander, grow'st=grow/grows
http://birsurukitap.blogspot.com.tr/2014/12/shakespeare-tum-soneler-talat-sait.html
Shakespeare Sonnet 66.
Tired with all these, for restful death I cry,
As to behold desert a beggar born
And needy nothing trimm'd in jollity,
And purest faith unhappily forsworn
And gilded honour shamefully misplaced
And maiden virtue rudely strumpeted,
And right perfection wrongfully disgraced,
And strenght by limping sway disabled
And art made tongue-tied by authority,
And folly, doctor-like, controlling skill,
And simple truth miscalled simplicity,
And captive good attending captain ill
Tired with all these, from these would I be gone,
Save that, to die, I leave my love alone.
Can Yücel çevirisi:
Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen'e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.
Talat Sait Halman's translation:
« Bıktım artık dünyadan, bari ölüp kurtulsam:
Bakın, gönlü ganiler sokakta dileniyor,
İşte kırtıpillerde bir süs, bir giyim kuşam,
İşte en temiz inanç, kalleşçe çiğneniyor,
İşte utanmazlıkla post kapmış yaldızlı şan,
İşte zorla satmışlar kız oğlan kız namusu,
İşte gadra uğradı dört başı mamur olan,
İşte kuvvet kör-topal, devrilmiş boyu bosu,
İşte zorba, sanatın ağzına tikaç tıkmış,
İşte hüküm sürüyor çılgınlık bilgiçlikle,
İşte en saf gerçeğin adı saflığa çıkmış,
İşte kötü bey olmuş, iyi kötüye köle;
Bıktım artık dünyadan, ben kalıcı değilim,
Gel gör ki ölüp gitsem yalnız kalır sevgilim.
İlim bir nokta idi cahillerin elinde çoğaldı metaforunda olduğu gibi tercüme denizinde bazen iki beyitlik bir şiir devasa bir kitap olur. Tercüme aslına sadık kelime bazlı mı olmalı, orjinal şiirdeki meram hedef dilde en müsait şekildemi aktarılmalı. Amerikalıların milyon dolarlık soru dedikleri bu. İster istemez şair tercümelerinde bir "üst şairlik" durumu açığa çıkıyor.
Shakespeare's Sonnet 18.
shall i compare thee to a summer's day?
thou art more lovely and more temperate;
rough winds do shake the darling buds of may
and summer's lease hath all too short a date;
sometime too hot the eye of heaven shines
and often is his gold complexion dimmed,
and every fair from fair sometime declines,
by chance, or nature's changing course untrimmed
but thy eternal summer shall not fade,
nor lose possession of that fair thou ow'st,
nor shall death brag thou wander'st in his shade,
when in eternal lines to time thou grow'st,
so long as men can breathe, or eyes can see,
so long lives this, and this gives life to thee.
Talat Sait Halman's translation:
seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın
taze tomurcukları sert rüzgarlar örseler
kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın
ışıldar göğün yüzü, yakacak kadar sıcak,
ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden
her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
kader ya da varlığın bozulması yüzünden
ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz
güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda
gölgesindesin diye ecel caka satamaz
sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda
insanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
Haluk Bilginer's translation:
bir yaz gününe mi benzetsem seni?
çok daha güzelsin sen çok daha sıcak
sert rüzgarlarla savrulur ya bahar çiçekleri
ve yazın miladı dolar çabucak
kavursa da bazen güneş bizi
zaman zaman soldursa da bedenimizi
her çiçeğin solar bir gün yüzü
zaman acımasız büker belimizi
ama hiç bitmez sende sonsuz yaz
sendeki güzellik her zaman baki
ölüm bile alamaz seni gölgesine
sendeki güzellik her zaman baki
senin yüceliğinle kurulan bu mısralar
zamanı aşıp sonsuzluğa varacak
nefes aldıkça insan, gördükçe gözler
bu şiir sana daima hayat verecek.
dipnot:
thee=you, thou=you, art=are, hath=has, thy=your/yours, ow'st=own, wander'st=wander, grow'st=grow/grows
http://birsurukitap.blogspot.com.tr/2014/12/shakespeare-tum-soneler-talat-sait.html
Shakespeare Sonnet 66.
Tired with all these, for restful death I cry,
As to behold desert a beggar born
And needy nothing trimm'd in jollity,
And purest faith unhappily forsworn
And gilded honour shamefully misplaced
And maiden virtue rudely strumpeted,
And right perfection wrongfully disgraced,
And strenght by limping sway disabled
And art made tongue-tied by authority,
And folly, doctor-like, controlling skill,
And simple truth miscalled simplicity,
And captive good attending captain ill
Tired with all these, from these would I be gone,
Save that, to die, I leave my love alone.
Can Yücel çevirisi:
Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen'e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.
Talat Sait Halman's translation:
« Bıktım artık dünyadan, bari ölüp kurtulsam:
Bakın, gönlü ganiler sokakta dileniyor,
İşte kırtıpillerde bir süs, bir giyim kuşam,
İşte en temiz inanç, kalleşçe çiğneniyor,
İşte utanmazlıkla post kapmış yaldızlı şan,
İşte zorla satmışlar kız oğlan kız namusu,
İşte gadra uğradı dört başı mamur olan,
İşte kuvvet kör-topal, devrilmiş boyu bosu,
İşte zorba, sanatın ağzına tikaç tıkmış,
İşte hüküm sürüyor çılgınlık bilgiçlikle,
İşte en saf gerçeğin adı saflığa çıkmış,
İşte kötü bey olmuş, iyi kötüye köle;
Bıktım artık dünyadan, ben kalıcı değilim,
Gel gör ki ölüp gitsem yalnız kalır sevgilim.
11 Mart 2016 Cuma
Shakespeare Tüm Soneler Talat Sait Halman
Shakespeare Tüm Soneler Talat Sait Halman
Shakespeare yeryüzünü baştan başa sahne olarak görmüş ve kendi
sahnesine bütün yeryüzünü sokmağa çalışmıştır. Ama, hem
oyun yazarı, hem şair olan Shakespeare’in bütün dünyası sahne
değildi. Yaşantılarının birçoğunu trajedilerindeki ve komedilerindeki
kişilerin sözleriyle dile getirmekle yetinmedi, şiirleriyle
de açıkladı.
Büyük yazarın iç dünyası, Sonelerindedir. Bu özlü şiirlerde,
dramatik ses değil, lirik ses egemendir. Çoğu, derin duyguları,
güçlü heyecanları, acıları ve sevinçleri anlatır. İngiliz şairi William
Wordsworth Soneler için diyor ki: «Bu anahtarla Shakespeare
gönlünün kilidini açmıştır.»
Onaltıncı yüzyılın sonlarında yazılmış olan Sonelerde, Shakespeare
insan ruhunun birçok boyutlarını yansıtmış ve yaratmıştır.
Baştan sona okunduklarında incecik sevgilerden yaman
cinsel iştahlara kadar değişen bir gönül serüvenini anlattıkları
görülüyor.
Soneler, denebilir ki, İngilizcenin en ünlü şiir dizisidir. Hem
de dünya aşk edebiyatının en güzel örnekleri arasındadır. İngilizce,
bu şiirlerde, gerek duygu ve düşünce derinliği, gerek söyleyiş
zenginliği bakımından, ölümsüz bir yere ulaşmıştır.
Sonelerin önemi, özellikle üç yönden büyüktür:
1 - Salt şiir olarak, Sonelerin çoğu, benzeri az bulunur güzelliktedir.
Ünlü Hayyam çevirmeni Edward FitzGerald şu öv
güyü boşuna yazmış olmasa gerek: «Soneleri titizlikle okuduğum
güne kadar bana yarı-tanrı gibi göründüğü için Shakespeare’i
yarı tanıdığımı söylersem yargımın aşırı olduğunu sanmam.
» 2 - Soneler, Shakespeare’in iç dünyasının birçok yönlerine
ışık tutmaktadır. Büyük İngiliz ozan ve eleştirmeni Samuel
Taylor Coleridge’in oğluna Shakespeare’in kafasını anlamak için
Sonelere başvurmasını salık vermesi bunun içindir. 3 - Soneler,
ünlü yazarın dramatik sanatçılığı ile lirik sesi arasında kesin
bağlar kurduğu içiri de ilginçtir.
Sonelerin tümünü başka herhangi bir dile aynı biçimle, aynı
kafiye düzeniyle çevirmek, düşünülebilecek en zor çeviri işlerinden
biridir. Nitekim, birçok dillerde, tüm Sonelerin çevirisi
yoktur. En gözüpek çevirmenler bile, bu mihnetli işi üstlenmekten
ürkmüş gibidirler.
İngilizceden Türkçeye sone çevirisi, iki dilin yapısı ve ses
düzeni birbirine hiç benzemediği ve vakit vakit ters düştüğü için,
büyük zorluklar çıkarmaktadır. Belki de bu yüzden, Shakespecre’in
oyunlarımn üçte ikisi —bazıları altı yedi kez— dilimize
çevrildiği halde, Soneler genellikle ihmale uğramıştı. Tüm Sonelerin
ilk çevirisi 1979 yılında Saadet Bozkurt ve Bülent Bozkurt
tarafından yayınlandı. Titizlikle hazırlanmış olan ve orijinallere
sadık kalan bu yararlı çalışmada, çeviriler vezinsiz, kafiyesiz,
düzyazı iledir, yer yer mısraların açıklamasını yapıyor gibidir;
şiirsellikten çok uzaktır. Bence, şiirsellik yönünden, en
başarılı örnekler arasında, Sabrı Esat Siyavuşgil’in bir, Can Yücelin
iki sone çevirisi vardır.
25 Mart 2015 Çarşamba
Shakespeare Tüm Soneler Talat Sait Halman
Shakespeare Tüm Soneler Talat Sait Halman
http://turbobit.net/xqj8uc2pm31v.html
gönlünün kilidini açmıştır.»
zenginliği bakımından, ölümsüz bir yere ulaşmıştır.
Ünlü Hayyam çevirmeni Edward FitzGerald şu öv
ürkmüş gibidirler.
iki sone çevirisi vardır.
http://turbobit.net/xqj8uc2pm31v.html
William Shakespeare «Bütün dünya bir sahnedir,・・ diyor.
Shakespeare yeryüzünü baştan başa sahne olarak görmüş ve kendi
sahnesine bütün yeryüzünü sokmağa çalışmıştır. Ama, hem
oyun yazarı, hem şair olan Shakespeare’in bütün dünyası sahne
değildi. Yaşantılarının birçoğunu trajedilerindeki ve komedilerindeki
kişilerin sözleriyle dile getirmekle yetinmedi, şiirleriyle
de açıkladı.
Büyük yazarın iç dünyası, Sonelerindedir. Bu özlü şiirlerde,
dramatik ses değil, lirik ses egemendir. Çoğu, derin duyguları,
güçlü heyecanları, acıları ve sevinçleri anlatır. İngiliz şairi William
Wordsworth Soneler için diyor ki: «Bu anahtarla Shakespeare
gönlünün kilidini açmıştır.»
Onaltıncı yüzyılın sonlarında yazılmış olan Sonelerde, Shakespeare
insan ruhunun birçok boyutlarını yansıtmış ve yaratmıştır.
Baştan sona okunduklarında incecik sevgilerden yaman
cinsel iştahlara kadar değişen bir gönül serüvenini anlattıkları
görülüyor.
Soneler, denebilir ki, İngilizcenin en ünlü şiir dizisidir. Hem
de dünya aşk edebiyatının en güzel örnekleri arasındadır. İngilizce,
bu şiirlerde, gerek duygu ve düşünce derinliği, gerek söyleyiş
zenginliği bakımından, ölümsüz bir yere ulaşmıştır.
Sonelerin önemi, özellikle üç yönden büyüktür:
1 - Salt şiir olarak, Sonelerin çoğu, benzeri az bulunur güzelliktedir.
Ünlü Hayyam çevirmeni Edward FitzGerald şu öv
güyü boşuna yazmış olmasa gerek: «Soneleri titizlikle okuduğum
güne kadar bana yarı-tanrı gibi göründüğü için Shakespeare’i
yarı tanıdığımı söylersem yargımın aşırı olduğunu sanmam.
» 2 - Soneler, Shakespeare’in iç dünyasının birçok yönlerine
ışık tutmaktadır. Büyük İngiliz ozan ve eleştirmeni Samuel
Taylor Coleridge’in oğluna Shakespeare’in kafasını anlamak için
Sonelere başvurmasını salık vermesi bunun içindir. 3 - Soneler,
ünlü yazarın dramatik sanatçılığı ile lirik sesi arasında kesin
bağlar kurduğu içiri de ilginçtir.
Sonelerin tümünü başka herhangi bir dile aynı biçimle, aynı
kafiye düzeniyle çevirmek, düşünülebilecek en zor çeviri işlerinden
biridir. Nitekim, birçok dillerde, tüm Sonelerin çevirisi
yoktur. En gözüpek çevirmenler bile, bu mihnetli işi üstlenmekten
ürkmüş gibidirler.
İngilizceden Türkçeye sone çevirisi, iki dilin yapısı ve ses
düzeni birbirine hiç benzemediği ve vakit vakit ters düştüğü için,
büyük zorluklar çıkarmaktadır. Belki de bu yüzden, Shakespecre’in
oyunlarımn üçte ikisi —bazıları altı yedi kez— dilimize
çevrildiği halde, Soneler genellikle ihmale uğramıştı. Tüm Sonelerin
ilk çevirisi 1979 yılında Saadet Bozkurt ve Bülent Bozkurt
tarafından yayınlandı. Titizlikle hazırlanmış olan ve orijinallere
sadık kalan bu yararlı çalışmada, çeviriler vezinsiz, kafiyesiz,
düzyazı iledir, yer yer mısraların açıklamasını yapıyor gibidir;
şiirsellikten çok uzaktır. Bence, şiirsellik yönünden, en
başarılı örnekler arasında, Sabrı Esat Siyavuşgil’in bir, Can Yücelin
iki sone çevirisi vardır.
Etiketler:
Shakespeare,
Soneler,
Talat Sait Halman,
Tüm
31 Aralık 2014 Çarşamba
Shakespeare Sonnet 66 – 66. Sone ve Tercümesi Talat Sait Halman
Shakespeare Sonnet 66
– 66. Sone ve Tercümesi Talat Sait Halman
Tired with
all these for restful death I cry:
As to behold
desert a beggar born,
And needy
nothing trimmed in jollity,
And purest
faith unhappily forsworn,
And gilded
honour shamefully misplaced,
And maiden
virtue rudely strumpeted,
And right
perfection wrongfully disgraced,
And strength
by limping sway disabled,
And art made
tongue-tied by authority,
And folly,
doctor-like, controlling skill,
And simple
truth miscalled simplicity,
And captive
good attending captain ill;
Tired with all
these, from these would I be gone,
Save that, to die, I leave my
love alone.
Bıktım artık dunyadan, bari olup
kurtulsarri:
Bakın, gonlu ganiler sokakta
dileniyor,
İşte kırtıpillerde bir sus, bir
giyim kuşam,
İşte en temiz inanc, kalleşce ciğneniyor,
İşte utanmazlıkla post kapmış yaldızlı
şan,
İşte zorla satmışlar kız oğlan kız
namusu,
İşte gadra uğradı dort başı mamur
olan,
İşte kuvvet kor-topal, devrilmiş
boyu bosu,
İşte zorba, sanatın ağzına tikac tıkmış,
İşte hukum suruyor cılgınlık
bilgiclikle,
İşte en saf gerceğin adı saflığa cıkmış,
İşte kotu bey olmuş, iyi kotuye
kole;
Bıktım artık dunyadan, ben kalıcı
değilim,
Gel gor ki olup gitsem yalnız kalır sevgilim.
Etiketler:
66,
Shakespeare,
Sone,
Sonnet,
Talat Sait Halman,
Tercümesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popular Posts
-
Ah min el- aşkı ve hâlatihi Ahraka kalbî bi hararatihi Ma-nazara aynî ilâ gayrikum ...
-
bir ve olmak bu için o ben demek çok yapmak ne gibi daha almak var kendi gelmek ile vermek ama sonra kadar yer ...
-
My name is Catherine, but I'm called 'Kate' by my friends. I live near Leeds, in the north-east of England. I'm a dental n...
-
به دنیا دل نبنده هر که مرده از بابا طاهر-Baba Tahir’den 16 11 2013 ز دل مهر رخ تو رفتنی نی غم عشقت به هر...
-
Nuh Der, Peygamber Demez İnatçı ve katı düşüncelere sahip olmak, düşüncelerinde ısrar etmek, insan ve toplum için bir fayda getirmez. A...
-
More to Read 1 - 2 ve Cevap anahtarları odtu metu reading book https://yadi.sk/d/PzFvxUttdFGjN C...
-
Marianna Pascal Say it Better in English Useful Phrases for work and everyday life https://yadi.sk/i/hLPYM5_v3PNwyf ...
-
the economist (pdf + mp3) time newsweek reader's digest newyorker https://yadi.sk/d/U7Ec9ojMseGkF
-
dılcık: sulu, şımarık kişi yalacan: sırnaşık dığan: sahan, tava peşkir: havlu buva: baba künge: kül gı: kız napıpdurun?=napıyorsun? ...