Öne Çıkan Yayın

kelime videoları

https://www.youtube.com/channel/UC91Wrsi_25Ts3280rX8CLDw                                               ...

Yunanca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yunanca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2017 Pazartesi

Greek Crash Course Yunanca

Greek Crash  Course Yunanca




15 Mart 2017 Çarşamba

Collins Greek Easy Learning Audio Course Yunanca Rumca

Collins Greek Easy Learning Audio Course Yunanca Rumca

"Travel by land, sea and air
LAND SEA AIR
Με το τρένο Με το λοίο Με το αερο λάνο
Me to treno Me to plio Me to aeroplane
By train By ship By airplane
Με το λεωφορείο Με το καράβι Με το ελικό τερο
Me to leoforio Me to karavi Me to elikoptero
By bus By boat By helicopter
Με τα όδια Με τo φερυμ ότ
Me ta pothia Me to ferrybot
On foot By ferry
Με το ταξί Με τo δελφίνι
Me to taxi Me to thelfini
By taxi By dolphin/hovercraft
Με τη βάρκα
Me ti varka
By small boat"




VocabuLearn Greek Yunanca

VocabuLearn Greek Yunanca




10 Mart 2017 Cuma

Greek in 60 Minutes Yunanca Rumca

Greek in 60 Minutes Yunanca  Rumca





"How are you?
Fine, thanks. And you?
Where do you come from?
Where do you live?
Would you like to have dinner with us on Friday evening?
Would you like to join us?
Are you free this evening?
Λέγομαι Martin.
Χαίρω πολύ.
Πώς λέγεστε;
Τι κάνεις;
Kαλά, ευχαριστώ. Εσύ;
Από πού είσαι;
Πού μένεις;
Θέλεις να έρθεις για βραδινό την Παρασκευή;
Θέλεις να έρθεις μαζί μας;
Είστε ελεύθερος απόψε;
Θαύμα. Θα το ήθελα πολύ.
Σας ευχαριστώ, αλλά είμαι πολύ
leghome Martin
khero polee
pos leyeste
tee kanees
kala efkhareesto. esee
apo poo eese
poo menees
thelees na erthees ya vratheeno teen
paraskevee
thelees na erthees mazee mas
eeste eleftheros apopse"

24 Ocak 2017 Salı

Learn Greek without a teacher

Learn Greek without a teacher Yunanca


This method, «Learn Greek without a teacher», belongs
to the well known MANDESON series.
It consists of 25 lessons which contain a rich vocabulaη,
exact pronunciation and a complete grammar of Modem
Greek. It also contains exercises with a key, a great
V없iety of texts and every day dialogues to help the student
practice the language.
With this method, the readers will be able to familiarize
themselves with the beauty and richness of the Greek
language, as it has developed through the centuries.
We hope this method will be a useful guide for all the
English speaking people who want to achieve a good command
of Modem Greek.





7 Temmuz 2014 Pazartesi

Kur'an-ı Kerim Arapça indirilmiştir. Ancak Kur'an'da İbranice, Farsça, Süryanice, Yunanca, Kıptice kelimelerin olduğundan bahsediliyor. Buna nasıl açıklık getirilir?

Değerli kardeşimiz;

"Biz onların, Peygamber hakkında: “Mutlaka ona öğreten bir insan vardır!” dediklerini pek iyi biliyoruz. Hakikatten uzaklaşarak tahminle kendisine yöneldikleri şahsın dili, yabancı bir dildir, halbuki bu Kur’ân, açık bir Arapça ifadedir." (Nahl, 16/103)

Bilindiği üzere Kur’an, Cenab-ı Hakk’ın Hz.Muhammed (asm)’e Cebrail (as) aracılığı ile indirdiği manaya delalet eden elfazın (Nazm-ı Münzel’in) ismidir. Sadece mana olarak değil, Resülüllah (asm)’in kalbine elfazı ile indirilmiştir. Nitekim:

“Şüphesiz O, alemlerin Rabbı tarafından indirilmiştir. Onu Ruhu’l-emin (Cebrail), uyarıcılardan olasın diye, senin kalbine apaçık Arap diliyle indirdi.” (Şuara, 26/192-195)

“Böylece biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” (Ta-Ha, 20/113)

“Korunsunlar diye dosdoğru Arapça bir Kur’an indirdik.” (Zümer, 39/28)

“Bu bilen bir toplum için, ayetleri Arapça bir Kur’an olmak üzere ayrıntılı olarak açıklanmış bir kitaptır.” (Fussilet, 41/3)

gibi tam on ayrı yerde (Yusuf, 12/2; Ra’d, 13/37; Nahl, 16/103; Şura, 42/7; Zuhruf, 43/3; Ahkaf, 46/12) Nazm-ı Münzel’in Arapça olduğunu ifade eden ayetlerden, sadece mananın değil, elfazının da Kur’an kavramının içeriğine dahil olduğu açık ve kesin bir şekilde anlaşılmaktadır.

Kur'ân Arapçadır. İçinde bazı kelimelerin Farsça, Türkçe, Hindce, Habeşce olduğunu söyleyip bazı örnekler vererek yabancı kelimeler de olduğunu iddia edenler varsa da bu pek geçerli bir iddia değildir. Yaşayan her millet başka dillerden kelime alır ve o kelimeyi kendi dil yapısına uydurur.

Kur'an apaçık Arapça bir kitaptır. Yani Arap dilini bilen herkes Kur'an’da söylenenleri anlar. Kur'an’da Arap diline daha önceden başka dillerden geçmiş kelimeler olabilir, ama bunlar da zaten Arapçadır. Arap dilinde olan kelimelerdir.

Burada dil bilimi düşünülmeden, sadece bir iddiada bulunmak için ortaya atılmış bir suçlama vardır. Bu özellik sadece Arap dilinde değil her dilde vardır. Her dile başka dillerden kelimeler geçer ve bu dile yerleşir. Aynı şey Türkçede de geçerlidir. Kelimelerin başka dillerden geçmiş olması bu cümlenin Türkçe olmadığı anlamına gelmez. Aksine bu cümle içindeki kelimelerin hemen hemen hepsi yabancı dillerden geçmiş kelimeler olsa da, herkesin anlayabileceği açık bir Türkçedir. Kur'an da bu şekilde anlaşılır bir Arapça ile yazılmış bir kitaptır. Ayetlerde de Kur'an’ın bu yönü açıkça vurgulanmaktadır.

Kur'an-ı Kerim Arap lisanı üzere nazil olmuştur. Bir çok âyetlerde Kur'an Arabî olmakla tavsif edilir.
Resulullah (asm), Kur'an'ı kavmine anlıyacakları açık bir lisanla okuyordu; bundan on beş asır evvelki Arap diliyle yâni Hicaz'da, Mekke'de konuşulan Kureyş diliyle ifade edilmiştir. Bunda hiç şüphe yoktur. Ancak şurası da bilinmelidir ki, Arapça o devirde bir dildi, fakat muhtelif lehçeleri olan bir dil. Kur'an ise Kureyş lehçesiyle inmiştir. Çünkü Mekke bir kültür merkezi idi; Arapçanın en güzeli orada konuşuluyordu.

Mekke haç mevsimiyle, Beyti Şerifiyle, birer edebi dernek olan Ukâz, Zülmecâz, Mecenne gibi panayırlarıyla Arapların kültür merkezi olduğu gibi aynı zamanda ticaret merkezi idi. Arap kafileleri, ticaret kervanları şimale, cenuba giderek başka yerlerle temas halinde idi. Şimale gelenler Bizans'a tabi olan Hristiyanlarla temas ediyorlar, şimal doğuya gidenler İran Mecusileriyle görüşüyorlardı. Bu temaslarda kültür, medeniyet, edebiyat, vesaireye dair bilgi ediniyorlardı. Medeniyetin ve kültürün bir milletten başka bir millete geçişi temaslarla olur. Komşu milletler birbirlerinden görüp öğrenirler. Bu temaslar ve ticari münasebetler neticesinde Farsça ve Yunanca kelimeler Arapçaya girmiştir. En büyük kültür lisanıdır. Milletlerin birbirleriyle temasları neticesinde ilk müteessir olan lisandır. Aynı yol ile Arapçaya Süryanice, İbranice, hattâ Türkçe lûgatlardan da kelimeler girmiştir.

Mekke ve Hicaz halkının Yahudilerle de teması vardı. Yahudiler ticaret yolunda idiler. Cenuba giden ticaret kervanları da böyle temaslar yapıyordu. Hatta ticaret merkezi olan Mekke'de az da olsa İranlı, Yunanlı, Mısırlı, Habeşli kimseler gelip oturuyorlardı. Şüphesiz bunlar Arapçayı öğreniyorlardı. Arapçaya da bir çok kelimelerin bu vesile ile girmesi tabii bir şeydir.

Demek Arapçaya da başka milletlerin dillerinden kelimeler girmişti. Zaten yeryüzünde başka dilden kelime almayan tek bir dil var mıdır? Bugün birbirine yabancı saydığımız diller arasında müşterek kelimeler yaşamıyor mu? Hele bir guruptan olan diller arasında bunlar ne çoktur. Fransızca, İngilizce, Almanca ile Farsça arasında müşterek kelimeler ne kadar boldur. Bu dillerde Arapçadan alınma kelimeler de vardır. Türkçede Farsça, Farsçada Türkçe kelimeler çoktur. Böylece Arapçada da, başka dilden kelimeler mevcuttur. İslâmın geniş müsamaha ve ilmi hürriyet devrinin âlimleri bu kelimeleri tesbit etmişlerdir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Popular Posts