Öne Çıkan Yayın

kelime videoları

https://www.youtube.com/channel/UC91Wrsi_25Ts3280rX8CLDw                                               ...

mesnevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mesnevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2015 Salı

Mesnevi -ilk 18 beyit-

MESNEVÎ'NİN İLK 18 BEYTİ 
 
بشنو اين نى چون حكايت مى‏كند
از جدايى‏ها شكايت مى‏كند
 
Bişnev in ney çün hikâyet mîküned
Ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned
 
Dinle, bu ney neler hikâyet eder,
ayrılıklardan nasıl şikâyet eder.
كز نيستان تا مرا ببريده‏اند
در نفيرم مرد و زن ناليده‏اند
Kez neyistân tâ merâ bübrîdeend
Ez nefîrem merd ü  zen nâlîdeend
 
Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryâdımdan
erkek ve kadın müteessir olmakta ve inlemektedir.
سينه خواهم شرحه شرحه از فراق
 تا بگويم شرح درد اشتياق‏
Sîne hâhem şerha şerha ez firâk
Tâ bigûyem şerh-i derd-i iştiyâk
 
İştiyâk derdini şerhedebilmem için,
ayrılık acılarıyle şerha şerhâ olmuş bir kalb isterim.
 
هر كسى كاو دور ماند از اصل خويش
باز جويد روزگار وصل خويش
‏
Herkesî kû dûr mand ez asl-ı hiş
Bâz cûyed rûzgâr-ı vasl-ı hîş
 
Aslından vatanından uzaklaşmış olan kimse,
orada geçirmiş olduğu zamanı tekrar arar.
 
من به هر جمعيتى نالان شدم
جفت بد حالان و خوش حالان شدم
‏
Men beher cem’iyyetî nâlân şüdem
Cüft-i bedhâlân ü hoşhâlân şüdem
 
Ben her cemiyette, her mecliste inledim durdum. Bedhâl (kötü huylu)
 olanlarla da, hoşhâl (iyi huylu) olanlarla da düşüp kalktım.
 
هر كسى از ظن خود شد يار من
از درون من نجست اسرار من
‏
Herkesî ez zann-i hod şüd yâr-i men
Vez derûn-i men necüst esrâr-i men
 
 Herkes kendi anlayışına göre benim yârim oldu.
İçimdeki esrârı araştırmadı.
 
سر من از ناله‏ى من دور نيست
 ليك چشم و گوش را آن نور نيست
‏
Sırr-ı men ez nâle-i men dûr nist
Lîk çeşm-i gûşrâ an nûr nîst
 
Benim sırrım feryâdımdan uzak değildir. Lâkin her gözde onu
görecek nûr, her kulakda onu işitecek kudret yoktur.
 
تن ز جان و جان ز تن مستور نيست
ليك كس را ديد جان دستور نيست
‏
Ten zi cân ü cân zi ten mestûr nîst
Lîk kes râ dîd-i cân destûr nîst
 
Beden ruhdan, ruh bedenden gizli değildir.
Lâkin herkesin rûhu görmesine ruhsat yoktur.
 
آتش است اين بانگ ناى و نيست باد
هر كه اين آتش ندارد نيست باد
 
Âteşest în bang-i nây ü nîst bâd
Her ki în âteş nedâred nîst bâd
 
Şu neyin sesi âteşdir; havâ değildir.
Her kimde bu âteş yoksa, o kimse yok olsun.
 
آتش عشق است كاندر نى فتاد
 جوشش عشق است كاندر مى‏فتاد
 
Âteş-i ıskest ke’nder ney fütâd
Cûşiş-i ışkest ke’nder mey fütâd
 
Neydeki âteş ile meydeki kabarış,
hep aşk eseridir.
 
نى حريف هر كه از يارى بريد
پرده‏هايش پرده‏هاى ما دريد
 
Ney harîf-i herki ez yârî bürîd
Perdehâyeş perdehây-i mâ dirîd
 
Ney, yârinden ayrılmış olanın arkadaşıdır. Onun makam perdeleri,
bizim nûrânî ve zulmânî perdelerimizi -yânî, vuslata mânî olan perdelerimizi- yırtmıştır.
 
همچو نى زهرى و ترياقى كه ديد
همچو نى دمساز و مشتاقى كه ديد
 
Hem çü ney zehrî vü tiryâkî ki dîd
Hem çü ney dem sâz ü müştâkî ki dîd
 
Ney gibi hem zehir, hem panzehir;
hem demsâz, hem müştâk bir şeyi kim görmüştür
 
نى حديث راه پر خون مى‏كند
 قصه‏هاى عشق مجنون مى‏كند
 
Ney hadîs-i râh-i pür mîküned
Kıssahây-i ışk-ı mecnûn mîküned
 
Ney, kanlı bir yoldan bahseder,
Mecnûnâne aşkları hikâye eder.
محرم اين هوش جز بى‏هوش نيست



مر زبان را مشترى جز گوش نيست‏
Mahrem-î în hûş cüz bîhûş nist
Mer zebânrâ müşterî cüz gûş nîst
 
Dile kulakdan başka müşteri olmadığı gibi, mâneviyâtı idrâk 
etmeye de bîhûş olandan başka mahrem yoktur
 
در غم ما روزها بى‏گاه شد
روزها با سوزها همراه شد
 
Der gam-î mâ rûzhâ bîgâh şüd
Rûzhâ bâ sûzhâ hemrâh şüd
 
Gamlı geçen günlerimiz uzadı ve sona ermesi gecikti. O günler, mahrûmiyyetten ve
ayrılıktan hâssıl olan ateşlerle arkadaş oldu –yânî, ateşlerle, yanmalarla geçti - .
 
روزها گر رفت گو رو باك نيست
تو بمان اى آن كه چون تو پاك نيست
Rûzhâ ger reft gû rev bâk nîst
Tû bimân ey ânki çün tû pâk nist
 
Günler geçip gittiyse varsın geçsin.
Ey pâk ve mübârek olan insân-ı kâmil; hemen sen vâr ol!..
 
هر كه جز ماهى ز آبش سير شد
هر كه بى‏روزى است روزش دير شد
 
Herki cüz mâhî zi âbeş sîr şüd
Herki bîrûzîst rûzeş dîr şüd
 
Balıktan başkası onun suyuna kandı.
Nasibsiz olanın da rızkı gecikti.
 
درنيابد حال پخته هيچ خام
 پس سخن كوتاه بايد و السلام
‏
Der neyâbed hâl-i puhte hîç hâm
Pes sühan kûtâh bâyed vesselâm
 
Ham ervâh olanlar, pişkin ve yetişkin zevâtın hâlinden anlamazlar. 
O halde sözü kısa kesmek gerektir vesselâm.  

20 Ağustos 2014 Çarşamba

mesneviden seçmeler

من چه گویم

13122013
Resim1
Ey ihsânının en az derecesi dünya hükümdarlığı olan Maliku’l-Mülk.
Sen kalpte muzmir olanı bildiğin halde ben ne söyleyeyim ve nasıl dua edeyim?
Resim2
Sırrını ve muzmirini bilirsem de sen yine onu meydana koy, yani alenen dua et buyurmuş olduğun için sana ilticâ ve husûl-i matlûbu senden istid’â ediyorum.*
*Münâcât-ı Hazreti Mevlânâ Tercümesi / Tahiru’l-Mevlevî

  


سر پنهان-Gizli Sır

14062013
487737_10151006414538769_299652347_n

  


خوش آمدی یا شهر صیام

20072012

آمد شھر صیام سنجق سلطان رسید

 دست بدار از طعام مایده جان رسید

Ramazan geldi; aşk ve iman padişahının sancağı erişti
Artık maddî yiyeceklerden elini çek, çünkü göklerden manevî rızık ve can sofrası geldi.
Fotoğraf: Ayşegül ERGÜN

  


آفرین بر غم باد-Gam’a Âferîn

5072012

  


عشق-Aşk

26062012

ای آنک شنیدی سخن عشق ببین عشق

کو حالت بشنیده و کو حالت دیده

Hat: Emre Özdemir 

 

بنده شدم -Kul Oldum

3092009

من بنده شدم بنده شدم بنده شدم

من بنده بخجلت بسر افکنده شدم

هر بنده شود شاد که آزاد شود

من شاد ازانمکه ترا بنده شدم

 
Men bende şüdem bende şüdem bende şüdem
Men bende behaclet beser üfkende şüdem
Her bende şeved şâd ki âzâd şeved
Men şâd ezânem ki turâ bende şüdem
 
Allahım; ben kul oldum, kul oldum, kul oldum,
Kulluktaki vazifemi yapamadığımdan utanarak başımı eğdim.
Her kul, kapısından azâd olduğunda sevinir,
Bense ne zaman sana tam kul olursam o vakit şâd olurum. 

  


نعمت و شکر -Nimet ve Şükür

3092009

نعمت آرد غفلت و شکر انتباه

صید نعمت کن بدام شکر شاه

Nimet insana gaflet verir, şükür ise uyanıklık getirir.
Allah Tealâ’nın nimetini şükür tuzağı ile avla.

  


پريشان قلب-Perişân Kalp

3062008

حياتي ده باين پريشان قلب را

استقامت ده باين مشوش عقل را


Perîşan kalbime hayat, karışmış aklıma istikâmet ver…

  


از محبت

3062008

از محبت خارها گل مي شود

از محبت سركه مل مي شود

 

از محبت تلخها شیرین شود

از محبت مسها زرین شود

Acılar muhabbetten tatlılaşır,
Bakırlar muhabbetten altınlaşır.

از محبت دردها صافی شود

از محبت دردها شافی شود

Tortular muhabbetten safileşir,
Dertler muhabbetten derman olur.

این محبت هم نتیجۀ دانشست

کی کذافه بر چنین تختی نشست

Allah’a karşı bu muhabbet ilim neticesidir,
Cahil biri böyle bir taht üzerine nasıl oturur? 


http://lisanifarisi.net/category/mesneviden-beyitler-4/

Popular Posts