Öne Çıkan Yayın

kelime videoları

https://www.youtube.com/channel/UC91Wrsi_25Ts3280rX8CLDw                                               ...

28 Şubat 2014 Cuma

Dil Plânlaması Ve Sosyal Değişim

Dil Plânlaması Ve Sosyal Değişim


Dil, sadece insanlar arası iletişimi temin eden bir sistem değildir. İnsanın zihni, kalbî ve ruhî melekelerinin de çalışmasına vesile olan bir vasıtadır. Mefhum üretme, düşünme, tefekkür, mantık, değerlendirme, tahlil, terkip gibi birçok zihnî faaliyet dil aracılığıyla yapılır. İletişimin şekli ve muhtevası kültürel ve sosyal gelişmelerle birlikte değişiklik gösterir. Ekonomik, teknolojik ve kültürel yönden hızlı bir gelişim içinde olan milletlerin dilleri de hızlı bir değişim geçirir. Bir ülkenin dil ve iletişim anlayışına göre de o ülkenin vatandaşlarının ekserisinin düşünce vetireleri (süreç) ve dünya görüşleri şekillenir. Zira okuduklarımıza veya dinlediklerimize mana veya değerleri, hafızamızdaki tedailer yoluyla veririz. Dildeki değişim, tedailerdeki, dolayısıyla manalardaki, davranış ve tutumlardaki, kısacası hayattaki değişiklikleri doğurur. Bir dildeki değişim sebeplerini şu şekilde tasnif etmek mümkündür:

1. Yeni terminolojilerin ortaya çıkması. Bunlar:
a. İlmî keşifler.
b. Teknolojik gelişmeler
c. Kültürel değişiklikler.
d. Üretim ve hizmetlerdeki, bürokratik işlemlerdeki gelişmeler yoluyla olabilir.

2. Yeni dil kalıplarının ortaya çıkması. Bunlar da şu yollarla olabilir:
a. Milletlerarası ticaret.
b. Kültürlerarası mübadeleler (turizm, göç).
c. Milletlerarası toplantılar.
d. Diplomatik ve diğer resmi ilişkiler.
e. Uluslararası ilişkiler (ittifaklar, mübadeleler, husumetler).
f. İletişim kurma kabiliyetlerini geliştirmek gayesiyle verilen eğitim.
g. Nüfus içindeki kültürel, sosyal, ekonomik ve eğitimle ilgili farklılıklar.

3. Yeni fikirlerin ve düşünce şekillerinin ortaya çıkması:
a. Siyasi değişim.
b. Felsefî, manevî ve dinî gelişmeler.
c. Sanat ve edebiyat alanındaki gelişmeler.
d. Liderler ve yenilikçiler tarafından belirlenen
modeller ve misaller.
e. Medyanın ortaya attığı misaller.
f. İletişim sürecinin tahsili konusunda ileri seviyede yapılan akademik çalışmalar.

4. İletişimle ilgili teknolojideki gelişmeler:
a. Bilgisayarda kullanılabilecek sözel, nümerik veya grafik dilleri için hazırlanan donanım ve yazılımlardaki gelişmeler.
b. Nakletme ve neşretme konusundaki yenilikler.
c. Bilgisayar destekli iletişimin yaygın hale gelmesi.

5. Dilbilimindeki ve ilişkili olduğu bilimlerdeki gelişmeler:
a. Bilgisayarlar, robotlar ve otomasyon aletleri için geliştirilen diller.
b. İletişim teorisindeki gelişmeler.
c. Zihnî, sözel ve sentaktik (cümle bilgisine ait) vetirelerin (süreç) daha iyi anlaşılır hale gelmesi.
d. Dil ve davranışlardaki ahengi ve kararlılığı artırmaya yönelik beyan tahlili (discourse analysis), mana ilmi (semantics), metindilbilim (textlinguistics) ve tefsir ilmi (hermeneutics) gibi alanlarda yapılan araştırmalar.
e. Yeni bilgiler ve anlayışlardan istifade etmek ve dili mücmel (az söz), kesin ve
tesirli bir ferdi ve içtimai iletişim vasıtası haline getirmek için yapılan planlı değişiklikler.

Bir cemiyetin dilindeki değişmeler bir anda ortaya çıkmaz ve bunlar öylesine sessiz devam eder ki her değişiklik safhası için bir “siren” çalan olmadığı için, çoğu insan nelerin olup bittiğinin farkına bile varmaz. Bu derinden derine olan değişim, ancak toplumun benimsemesine göre şekillenir, fakat siyasi ve entellektüel çevrelerce bu vetirenin yönlendirilmesi ve hızlandırılması da mümkündür.

Yazı dili, orijinal haliyle zaman geçse de muhafaza edilebilir, ama bir dil ancak “kullanıldığı” zaman hayatını devam ettirir. Onu kullananların eğilimleriyle de bir kalıba girer. Şartlar kullanımı değiştirdikçe, dil de değişikliğe uğrar. Şu halde kendi
lisanımızı takviye, tespit ve takrir etmek istiyorsak, sürekli olarak kendi terminolojimizi, hem de her türlü iletişim vasıtasıyla kullanmamız elzemdir.

Her ülkenin kendine has dil politikası yoluyla, kültürel, ekonomik ve siyasi mevcudiyetini devam ettirmeye çalıştığı bilinen bir gerçektir. Amerikalıların kültür dernekleri ve kütüphaneleri, İngilizlerin “British Council”ı, Almanların “Goethe Institute”leri ve Fransızların “Alliance Française”si hep bu gaye için, bilhassa yabancı ülkelerde kurulan müesseselerdir. Bu tür kurumlar, kendi dillerinin yaygınlaşması için kütüphaneler açar, ortak çalışmalar yürütmek için akademisyen mübadelesi yaparlar.

Hemen hemen her ülkede, yazılı, sözlü veya görüntülü yayınlarda kullanılan dili kontrol eden birimler mevcuttur. Bunlar o ülkedeki dil kullanımını bile değiştirecek
kadar tesirli kişilerdir. Mesela ABD’deki feminist dergilerin editörleri cinsiyet ayrımı yapan ifadelerin yer aldığı makaleleri neşretmeyeceklerini söylemektedirler. BBC, CNN gibi meşhur TV kanallarının programlarındaki diplomatik dil ise suya sabuna dokunmadan insanların zihinlerini kontrol etmede uzman olan dilbilimciler tarafından tespit edilir. İsrail’de ise radyo yayınlarının metinlerini tashih eden İbranice uzmanları bulunur. Şu halde mevcut yayınlarımızı ve ileride yapmayı planladıklarımızı, kendi anlayış eleğimizden geçirecek, kalburüstü editörlere ihtiyaç olduğu açıktır.

Dil planlaması ile sosyal değişimin birbiriyle ne kadar yakından ilişkili olduğunu gördük. Şimdi de isterseniz, 10 milyon m2’lik bir alanda, lehçeleriyle de olsa 160 milyon kişinin konuştuğu dilimizin kıymetinin artırılması adına neler yapabileceğimizden bahsedelim.

1. Yabancı ülkelerde Türkçe öğretim merkezleri açılabilir.
2. Türkçe’yi inceleyen kurum ve bilim adamları ile irtibat kurulabilir. Ortak seminer, konferans, panel ve toplantılar tertip edilebilir.
3. Akademisyen ve talebe mübadelesi yapılabilir.
4. Gramer kitapları ve sözlükler hazırlanabilir. Bu sözlükler:
a. Her sahanın kendisine has teknik terimlerini.
b. Kendi eserlerimizden iktibasları.
c. Gayri tabii ve yanlış kullanımları ihtiva edebilir.

Bu lügatlardan bir kısmının mefhumların çerçevesini çizecek şekilde hazırlanmalarına dikkat edilmelidir. İngilizce Collins Cobuild sözlüğünde olduğu gibi bilgisayar destekli hazırlanmasında büyük fayda vardır. Yine İngilizce BBI sözlüğünde olduğu gibi birlikte kullanımların, yani hangi isimlerle veya fiillerle hangi nesne veya edatların kullanıldığından bahseden sözlüklerin de hazırlanması gerekmektedir. Ansiklopedik lügatler, “güzel adlandırmalardan”, deyim ve atasözlerinden, edebi sanatlardan bahseden sözlükler de büyük bir ihtiyaçtır. Bu sözlüklerin sadece kitap halinde değil, normal ve CDROM disketlerinde de kullanılabilecek mahiyette olmasına dikkat edilmelidir. Metinlerin cümle bilgisi ve dilbilgisini kontrol eden bilgisayar programlarının geliştirilmesi de unutulmamalıdır. Dil bir toplumun temel kuru- mudur demek mübalağa olmaz. Çünkü bir ferdin toplum içinde tecrübe ettiği ilk kurum dildir ve diğer bütün müesseseler bu kurumun düzenli kalıpları üzerine bina edilir. Unutmayalım, bir dili planlamak bir cemiyeti planlamak demektir.

KAYNAKLAR

Cooper R. L. (1989) Language: Planning and Social Change, Cambhdge:CUP
-Exton, W. (1982) “The Future of Language: Basic Tool ol Communication”, Communications and The Future Bethesda: World Future Society.
- Korkmaz, Prof. Dr. Z. (1992) “Orta Asya’daki Yeni Gelişmeler ve Dilcilerimize Düşen Görevler”, Dil Dergisi Sayı: 5



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Popular Posts